Güneş Lekelerinden Korunma Yolları

Yaşamın kaynağı olan güneş, ondan doğru oranda faydalandığımız sürece vücudumuza birçok yarar sağlar. Ama aşırıya kaçıldığında cildimiz için tehlike oluşturduğu gibi, zararlı olmayan, ama görüntüsü rahatsız eden küçük kahverengi lekelerin oluşmasına da yol açar.

Yaz geldiğinde çoğumuz saatlerce güneşin altından ayrılamıyoruz. Fakat güneşin yararlarının yanında bir takım zararlarının olduğunu da kabul etmemiz gerekiyor. Çünkü ondan bilinçsiz bir şekilde faydalandığımız takdirde vücudumuzda bazı lekelenmeler meydana geliyor. Güneş lekeleri olarak adlandırılan bu görünüm, derinin güneş gören yerlerinde kahverengi izler şeklinde beliriyor.

Genç yaşlarda kanser öncüsü olarak nitelendirilmeyen bu lekeler, özellikle kadınlarda kozmetik bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.Genellikle 5 ile 10 mm çapında olan bu sorun, derisi açık renkli, sarışın kişilerde ve yaşlılarda daha sık görülüyor. Keskin ve düzenli bir sınırı olmayan lekelerin görüntüleri çillerden daha büyük boyutta oluyor.
Güneşin ciltteki hücrelere verdiği hasarla hücreler bazen melanin içeriğini arttırırken ( ki melanin pigmenti ultraviyole ışınına karşı koruyan doğal faktördür) bazen de yeterli melanin üretilemiyor. Böylece çil ve lentigo adını verdiğimiz melanin pigmentinin artmasıyla karakterize kahverengi lezyonlar olabileceği gibi, deri renginden daha açık melanin pigmentinin azalmasıyla ilişkili lezyonlar da ortaya çıkabiliyor.

Ayrıca bir cilt hastalığının iyileşme döneminde güneşe maruz kalma sonucunda da açık veya koyu renkli lekelenmeler oluşabiliyor.

Bu nedenle lekelerin oluşumunu önlemek için en az SPF 15 içeren, fiziksel filtreli bir koruyucu kullanılması gerekiyor. Benler ise güneş lekesi değildir. Bölgesel olarak melanosit adını verdiğimiz melanin pigmenti üreten hücrelerin çoğalmasıdır.

Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin etkisiyle zaman içinde benler bazen kötü huylu karakter kazanabiliyor. Bu durumda sadece yüksek faktörlü koruyucular kanseri önlemiyor. Yapılması gereken dermatoloji uzmanı tarafından bu benlerin düzenli aralıklarla incelenmesi. Böylece kansere dönelebilecek benlerin erken tanı ve tedavisi yapılmış oluyor.

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir